BİLDİRİ DETAY

Barış ERGÜL, Arzu ALTIN YAVUZ
İNSANİ GELİŞMİŞLİK VE SOSYAL GELİŞMİŞLİK ENDEKSLERİNİN KANONİK KORELASYON VE ROBUST KANONİK KORELASYON ANALİZLERİ İLE İNCELENMESİ
 
Giriş: İnsani Gelişme Endeksi (İGE), ülkeler arasındaki farklılıkları ortaya koymak amacı ile oluşturulmuş ve ülkeleri gelişmişlik sıraları ile sıralayan bir endekstir. İnsani gelişme olgusunun 1990 yılında, gelişme literatürüne yeni bir kavram olarak girdiği görülmektedir. Bu yıldan sonraki yıllarda, Birleşmiş Milletler Kalkınma Teşkilatı, ülkelerin kalkınma düzeylerini ölçmek için Human Development Index adıyla adlandırılan, Beşeri Kalkınma Raporlarını yayınlanmaya başlamıştır. İGE’nin hesaplanmasında son yıllarda, yaşam standardı, eğitim standardı ve gelir standardı olmak üzere üç endeks bileşeni kullanılmaktadır. Endeks, belirtilen üç ayrı boyutu ifade eden endekslerin bir endekse indirgenmesiyle oluşmaktadır (Ünal, 2008;90-91). Her ne kadar çoğu akademik araştırmalarda ve uluslararası karşılaştırmalarda kullanılan İGE, sosyal gelişimi ölçmekte yetersiz kalabilmektedir. Sosyal Gelişmişlik Endeksi (SGE), Temel İnsani İhtiyaçlar, Refahın Temelleri ve Fırsatlar adı altında üç alt endekse bağlı olarak hesaplanmaktadır. Temel İnsani İhtiyaçlar, bir ülkedeki insanların varlıklarını sürdürebilmeleri için gerekli olan beslenme, barınma, suya erişim ve güvenlik gibi en temel ihtiyaçların ne kadar karşılandığını ölçer. Refahın Temelleri, bireylerin ve toplumların refahlarını arttırmalarını sağlayan temel eğitim, bilgiye ve iletişim kanallarına erişim, sağlıklı yaşam ve çevresel sürdürülebilirlik faktörlerini inceler. Fırsatlar, bireylerin kendi potansiyellerini tam olarak değerlendirmelerini sağlayan bireysel ve kolektif haklar, ayrımcılıkla mücadele ve yükseköğretime erişim faktörlerini değerlendirir (Sökmen, 2014;1-2). Amaç: İnsani Gelişme Endeksi (İGE) ile Sosyal Gelişmişlik Endeksi (SGE) alt boyutları değişken olarak alınmış ve ilgili alt boyutlar yardımı ile iki endeks değerlerine setler arası kanonik korelasyon ve robust kanonik korelasyon analizleri uygulanmıştır. Söz konusu iki analizin performansları karşılaştırılmıştır. Yöntem: Kanonik korelasyon analizi, her birinde en az iki değişken bulunan iki değişken seti arasındaki ilişkinin incelenmesi amacıyla kullanılır. Kanonik korelasyon analizinde, iki veri seti arasındaki ilişki tek bir analiz ile ortaya konulur. Kanonik korelasyon analizinde, eğer bağımlı ve bağımsız değişkenler var ise, setlerden bir tanesi bağımlı, diğeri bağımsız değişken seti olarak alınır. Kanonik korelasyon analizinde iki değişken setinin bağımlı ve bağımsız değişken seti gibi bir ayrıma tabi tutulması zorunlu değildir. Kanonik korelasyon analizi, öncelikle iki değişken seti arasındaki ilişkiyi maksimum yapacak doğrusal bileşenler elde etmeye yönelik bir analizdir. Değişkenlerin doğrusal bileşenlerinden elde edilen bu yeni değişkenler kanonik değişken olarak adlandırılmaktadır (İlhan v.d., 2013;128-129). Kanonik Korelasyon Analizinin uygulanabilmesi için bazı varsayımları taşıması gerekmektedir. Bu varsayımlar; veri seti/matrisi, çok değişkenli normal dağılım göstermesi, değişkenlerin varyans ve kovaryanslarının homojen olması ve değişkenlerin ortalamaları ve varyansları arasında korelasyon veya ilişki bulunmamasıdır. Örneklem verileri kullanıldığı zaman, örneklem ortalamaları ve kovaryansları robust olarak adlandırılmazlar ve aykırı değerler, kanonik korelasyon analizini işlemez hale getirir. Bunun için ortalama ve kovaryansın robust kestiricilerini kullanmak gerekir. Karnel (1991), çok değişkenli konum-ölçek parametrelerini M kestiricisini kullanarak veya Croux ve Dehon (2002), Minimum Kovaryans Determinant kestiricilerini kullanarak Robust Kanonik Korelasyon Analizini kullanmaya başlamıştır. Bulgular: İnsani Gelişme Endeksi (İGE) ile Sosyal Gelişmişlik Endeksi (SGE) alt boyutları değişken olarak alınmış ve ilgili alt boyutlar yardımı ile iki endeks değerlerine setler arası kanonik korelasyon uygulanmıştır. Sonraki aşamada veri setinde aykırı değer olduğundan şüphe edilmiş ve aykırı değer teşhisi yapılmıştır. Aynı zamanda veri setinin çok değişkenli normal dağılımdan gelip gelmediği kontrol edilmiştir. Veri setinin normal dağılımdan gelmediği tespit edilmiştir. Sonraki aşamada, Robust Kanonik Korelasyon analizi uygulanmıştır. Son aşamada ise, iki tekniğin performansları karşılaştırılmıştır. Sonuç: Veri setinin/matrisinin çok değişkenli normal dağılım olmaması durumunda robust kanonik korelasyon analizi tavsiye edilmektedir.

Anahtar Kelimeler: İnsani Gelişmişlik, Sosyal Gelişmişlik, Kanonik, Korelasyon, Robust



 


Keywords: